top of page
Yemci Koç Hukuk

Emeklilikte Hizmet Birleştirmesi Hakkında Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı

Yazarın fotoğrafı: Yemci Koç Hukuk Danışmanlık
Yemci Koç Hukuk Danışmanlık
14 saat önce
5 dakikada okunur

Bilgi Bülteni | Yemci & Koç Hukuk


SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı Hizmetleri Bulunan Sigortalılar Açısından Önemli Değerlendirme

Bir kişinin çalışma hayatı boyunca farklı sosyal güvenlik statülerine tabi olması oldukça yaygındır. Sigortalının belirli dönemlerde SSK, daha sonra Bağ-Kur veya Emekli Sandığı kapsamında çalışmış olması, emeklilik aşamasında hangi statünün esas alınacağı ve hangi koşullarla aylık bağlanacağı konusunda önemli sonuçlar doğurabilmektedir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 15 Nisan 2026 tarihli, 2025/565 Esas ve 2026/259 Karar sayılı kararı, farklı sosyal güvenlik statülerinde hizmeti bulunan bir sigortalının yaşlılık aylığı talebine ilişkin önemli değerlendirmeler içermektedir.

Yemci & Koç Hukuk olarak bu bültenimizde kararın kapsamını, hizmet birleştirmesi uygulamasını ve benzer durumda bulunan sigortalılar açısından taşıdığı önemi inceliyoruz.


Emeklilikte Hizmet Birleştirmesi
Emeklilikte Hizmet Birleştirmesi

Hizmet Birleştirmesi Nedir?

Hizmet birleştirmesi; çalışma hayatı boyunca farklı sosyal güvenlik kurumları veya sigortalılık statüleri kapsamında geçen hizmet sürelerinin, emeklilik hakkının ve aylık bağlama koşullarının belirlenmesi sırasında birlikte değerlendirilmesini ifade etmektedir.

Özellikle 1 Ekim 2008 tarihinden önce sigortalı olan kişiler açısından mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun önemini korumaktadır. 2829 sayılı Kanun'un 8. maddesine göre, birleştirilmiş hizmetlerde son yedi yıllık fiili hizmet süresi içerisinde hangi kurumda daha fazla hizmet geçmişse, kural olarak aylığın o kurum mevzuatına göre bağlanması öngörülmüştür.

5510 sayılı Kanun ile 2829 sayılı Kanun yürürlükten kaldırılmış olmakla birlikte, 1 Ekim 2008'den önce sigortalı olan kişiler yönünden geçiş hükümleri nedeniyle eski sistemin uygulanmaya devam ettiği durumlar bulunmaktadır.

Yargıtay Kararına Konu Olay

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlıkta sigortalının;

6.730 gün SSK,450 gün Emekli Sandığı,2.092 gün Bağ-Kur

kapsamında hizmeti bulunmaktaydı.

Sigortalı, 28 Mart 2002 tarihinde yaşlılık aylığı talebinde bulunmuştu. SSK kapsamındaki hizmetleri tek başına değerlendirildiğinde, o tarihte uygulanması gereken mevzuata göre 25 yıllık sigortalılık süresi ve 5.000 prim günü şartlarını karşılıyordu. Ancak son yedi yıllık hizmet döneminde Bağ-Kur kapsamındaki çalışmalarının ağırlıklı olması nedeniyle emeklilik işlemleri Bağ-Kur koşulları üzerinden değerlendirilmişti.

Bu durum sigortalının daha ağır emeklilik koşullarına tabi olmasına yol açmış ve sigortalı, Bağ-Kur hizmetleri dikkate alınmaksızın SSK kapsamında geçen hizmetleri üzerinden yaşlılık aylığı bağlanması talebiyle yargı yoluna başvurmuştur.

Uyuşmazlığın Temel Noktası Neydi?

Davanın ilerleyen aşamalarında tartışma yalnızca hizmet birleştirmesinin uygulanıp uygulanmayacağı konusunda kalmamıştır.

Asıl hukuki sorunlardan biri, davacının mahkemeden gerçekte hangi hizmetlerinin dikkate alınmasını talep ettiği olmuştur.

Davacının dilekçesinde yer alan ifadeler, SSK ve Emekli Sandığı hizmetlerinin birlikte mi değerlendirilmek istendiği, yoksa yalnızca SSK kapsamındaki hizmetler esas alınarak mı aylık talep edildiği konusunda yargılama sürecinde tartışmaya neden olmuştur.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi ile ilk derece mahkemesi arasında bu konuda görüş ayrılığı ortaya çıkmış ve uyuşmazlık nihayetinde Hukuk Genel Kurulu önüne gelmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Ne Karar Verdi?

Hukuk Genel Kurulu, dava dilekçesinin bütünü ile ön inceleme tutanağını birlikte değerlendirmiştir.

Kurul; davacının talebinin SSK kapsamında geçen hizmetleri esas alınarak yaşlılık aylığı bağlanmasına yönelik olduğunu, ön inceleme aşamasında uyuşmazlığın da bu şekilde belirlendiğini değerlendirmiştir.

Bu yönüyle karar, yalnızca sosyal güvenlik hukukuna değil, medeni usul hukukunun temel ilkelerinden biri olan taleple bağlılık ilkesine de ilişkindir.

Mahkeme, tarafın talep etmediği veya yargılamanın konusu haline getirilmemiş bir hususu kendiliğinden uyuşmazlığın kapsamına dahil edemez.

Karar “Hizmet Birleştirmesi Artık Zorunlu Değil” Anlamına Geliyor mu?

Hayır.

Kararın en önemli noktalarından biri burada ortaya çıkmaktadır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun kararı, bütün sigortalılar açısından hizmet birleştirmesinin bundan böyle tamamen isteğe bağlı olduğu veya sigortalının istediği sosyal güvenlik statüsünü serbestçe seçebileceği yönünde genel bir kural getirmemektedir.

Kararda esas olarak, somut uyuşmazlıktaki davacının talebinin kapsamının nasıl belirlenmesi gerektiği incelenmiştir.

Dolayısıyla;

“SSK günüm yeterli, Bağ-Kur günlerimi istemiyorum; artık otomatik olarak SSK'dan emekli olabilirim.”

şeklinde genel bir sonuç çıkarmak hukuken doğru olmayacaktır.

Her sigortalının durumu; sigortalılık başlangıç tarihi, hizmet dönemleri, statüler arasındaki dağılım, tahsis talep tarihi ve uygulanacak mevzuat dikkate alınarak ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Son Yedi Yıl Kuralı Kaldırıldı mı?

Hayır. Bu karar, son yedi yıllık fiili hizmet süresi kuralını ortadan kaldıran bir karar değildir.

2829 sayılı Kanun kapsamındaki kişiler bakımından, birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden aylığın hangi kurum mevzuatına göre bağlanacağını belirlerken son yedi yıllık fiili hizmet süresinde daha fazla hizmetin geçtiği kurum esas alınmaktadır. Hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise son tabi olunan kurum dikkate alınmaktadır.

Ancak 1 Ekim 2008'den sonra ilk kez sigortalı olan kişiler yönünden 5510 sayılı Kanun kapsamında farklı bir sistem uygulanmaktadır. Bu nedenle sosyal medyada veya haberlerde kullanılan “son 7 yıl kuralı herkes için geçerlidir” ifadesi de eksiktir.

Kimler Açısından Önem Taşıyor?

Karar özellikle çalışma hayatı boyunca;

SSK (4/a), Bağ-Kur (4/b) ve Emekli Sandığı (4/c)

statülerinden birden fazlasına tabi olmuş kişiler açısından önem taşımaktadır.

Örneğin uzun yıllar SSK kapsamında çalıştıktan sonra şirket ortağı olan, esnaflık yapmaya başlayan veya bağımsız çalışması nedeniyle Bağ-Kur kapsamına giren kişilerin emeklilik statüsü değişebilmektedir.

Bu değişiklik bazı durumlarda daha fazla prim günü gerektiren veya farklı emeklilik şartları öngören bir statünün uygulanması sonucunu doğurabilir.

Ancak Yargıtay kararından hareketle bütün Bağ-Kur sürelerinin talep üzerine dışlanabileceğini söylemek mümkün değildir. Hizmetlerin niteliği ve uygulanacak mevzuat her dosyada ayrıca değerlendirilmelidir.

EYT Kapsamındaki Kişileri Etkileyebilir mi?

Kararın Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) kapsamındaki bazı kişiler açısından da değerlendirme konusu olması mümkündür.

EYT düzenlemesi yaş şartı bakımından önemli değişiklikler getirmiş olsa da farklı sigortalılık statülerinde aranan prim ve diğer emeklilik koşulları aynı değildir.

Özellikle geçmişte SSK kapsamında uzun süre çalışmış, daha sonraki yıllarda şirket ortaklığı veya bağımsız çalışma nedeniyle Bağ-Kur kapsamına geçmiş kişiler açısından hangi statünün emeklilik işleminde esas alınacağı önemini korumaktadır.

Bununla birlikte bu karar, “EYT'li herkes Bağ-Kur günlerini iptal ettirerek SSK'dan emekli olabilir” şeklinde yorumlanmamalıdır.

Daha Önce Bağ-Kur'dan Emekli Olanlar Geriye Dönük Talepte Bulunabilir mi?

Kararın ardından geçmişte farklı bir statü esas alınarak emekli edilmiş kişiler açısından aylık farkı veya emeklilik başlangıç tarihi gibi talepler gündeme gelebilir.

Ancak bu konuda otomatik bir hak doğduğunu söylemek mümkün değildir.

Önceki SGK işlemleri, başvuru tarihleri, zamanaşımı ve hak düşürücü süreler, varsa daha önce verilmiş yargı kararları ve kişinin emeklilik tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Hukuk Genel Kurulu kararı da uyuşmazlığı tüm yönleriyle kesin olarak sonuçlandırmamış; SGK'nın diğer temyiz itirazlarının değerlendirilmesi için dosyayı Yargıtay 10. Hukuk Dairesine göndermiştir.

Dolayısıyla kararın tek başına geçmiş yıllara ilişkin otomatik bir maaş farkı veya ödeme hakkı oluşturduğu şeklinde değerlendirilmesi doğru değildir.

Emeklilik Başvurularında Talebin Açık Olması Neden Önemli?

Karardan çıkarılabilecek en önemli pratik sonuçlardan biri, gerek SGK başvurularında gerekse yargılama sürecinde kişinin talebinin açık ve tereddütsüz şekilde ortaya konulmasının önemidir.

Birden fazla sigortalılık statüsü bulunan bir kişi açısından;

hangi hizmetlerin esas alınmasının istendiği,

hangi statü üzerinden yaşlılık aylığı talep edildiği,

hangi Kurum işleminin hukuka aykırı olduğu ileri sürüldüğü

ve buna bağlı mali taleplerin kapsamı açık biçimde belirlenmelidir.

Nitekim somut uyuşmazlığın uzun bir yargılama sürecine dönüşmesinin önemli nedenlerinden biri de davacının talebinin kapsamının nasıl yorumlanacağı konusundaki uyuşmazlık olmuştur.

Sonuç

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 15.04.2026 tarihli, 2025/565 E. ve 2026/259 K. sayılı kararı, farklı sosyal güvenlik statülerinde hizmeti bulunan kişilerin emeklilik uyuşmazlıkları bakımından dikkat çekici bir içtihattır.

Bununla birlikte kararın, hizmet birleştirmesini tamamen isteğe bağlı hale getirdiği veya sigortalılara diledikleri emeklilik statüsünü seçme hakkı tanıdığı şeklinde yorumlanması isabetli değildir.

Kararın en güçlü sonucu; emeklilik uyuşmazlıklarında sigortalının talebinin doğru belirlenmesi ve mahkemenin bu talebin sınırları içerisinde karar vermesi gerektiğini ortaya koymasıdır.

Birden fazla sigortalılık statüsünde hizmeti bulunan kişiler bakımından emeklilik hakkının değerlendirilmesinde; sigortalılık başlangıç tarihi, prim günleri, son hizmet dönemleri, tahsis talep tarihi ve uygulanacak geçiş hükümlerinin birlikte incelenmesi önem taşımaktadır.

Yemci & Koç Hukuk

Emeklilik, hizmet birleştirmesi, SGK işlemleri ve sosyal güvenlik hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklar hakkında hukuki değerlendirme için ekibimizle iletişime geçebilirsiniz.

Bu bülten genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup somut bir uyuşmazlığa ilişkin hukuki görüş veya hukuki danışmanlık niteliğinde değildir.

Yorumlar


Bu gönderiye yorum yapmak artık mümkün değil. Daha fazla bilgi için site sahibiyle iletişime geçin.
Yemci & Koç Hukuk

Proudly designed by 1N Digital Media

© 2035 by Yemci & Koç Hukuk. Created on 1N

bottom of page